En Fazla Görülen 10 Kanser Türleri

yorumsuz
177 okunma
En Fazla Görülen 10 Kanser Türleri

Dünyada kanser hastalarının sayısı maalesef süratle çoğalıyor. İstatistiklere yönelik 2008 senesinde meydana çıkan yeni vaka sayısı 12,4 milyon iken bunun 2030 senesinde ikiye katlanarak 26,4 milyona ulaşacağı düşünülüyor. Bu rakamlar kanserin insaniyet için ne denli büyük risk oluşturduğunu gösteriyor.

Günümüz onkoloji bilgisi, hastalığın meydana çıkmadan önlemesinde büyük gelişmeler sağlamıştır. Önleyemediğimiz vaziyetlerde ise erken tanı pek çok kanser için mümkündür ve bunun yaşamsal ehemmiyeti vardır. Sizler için, ülkemize en fazla görülen kanser türlerine ve savunma yollarına dikkat çekiyoruz:

1- Akciğer kanseri: Akciğer kanseri yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin gereksinim ve kontrol dışı artarak akciğer içerisinde bir kitle ( tümör ) oluşturmasıyla başlar. Bu kitle öncelikle yer aldığı ortamda büyür, daha ileri ki aşamalarda ise çevre dokulara ya da dolaşım yoluyla uzak organlara (beyin, kemik, karaciğer, vb.) yayılarak hasara sebep olur. Anne veya babasında akciğer kanseri olan kişiler, sigara içen ve öksürüğü olan kişilerde spiral tomografi çekilebilir.

2- Prostat kanseri: Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve bütün dünyada en sık görülen 2. kanser türüdür. Tahmini olarak her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık sebebiyle yaşamını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Genellikle erken dönemde belirti vermez. Bu sebeple 50 yaşından itibaren erkeklerde senede bir defa kanda PSA olarak bilinen prostat spesifik antijene bakmak gerekir. Bu bir tümör belirteci olup prostat kanserli hasta olanlarda yükselir.

3- Meme kanseri: Meme kanseri, meme dokusu içerisinde süt kanalları içerisinde meydana gelen kanser hücreleridir. Meme dokusunu yaratan hücrelerin kontrolsüz bir biçimde çoğalmasıyla meme kanseri meydana geliyor. Ülkemizde 10 kadından 1’inde görülen bu hastalığa siz de yakalanmak istemiyorsanız tedbirinizi alın! Küçük kitlelerin fizik incelemeyle tanısı pek de mümkün değildir. Bu sebeple 40 yaşından itibaren kadınlara senede bir defa mamografi yapılmalıdır. Gerek duyulduğunda bunun için meme ultrasonografisi ve meme MR’ı eklenebilir.

4- Deri kanseri: Bütün dünyada deri kanseri en sık görülen kanser tipi olup, kanser sebebiyle olan ölümlerin % 2’sini oluşturur. Başlıca üç tip deri kanseri yer alır . Şunlardır: Skuamöz hücreli karsinom (Melanoma olmayan deri kanseri de denir), bazal hücreli karsinom ve melanomadır.

Yüzeyde oldukları için çoğunlukla fark edilirler. Fakat bazen kendi gözümüzle ulaşamadığımız deri kısımları olduğundan senede bir kez dermatolojik analiz yapılmalıdır.

Burada saçlı deri benzeri lezyonların saklanabildiği yerler de kontrol edilir. Bununla birlikte bizim fark edemediğimiz ben ve diğer cilt lezyonlarındaki farklılıklar dermatolog aracılığıyla saptanabilir.

5- Mide kanseri: Mide kanseri, midenin iç yüzünü döşeyen epitel olarak isimlendirilen zar tabakasından meydana gelen kötü huylu ve agresif bir kanser çeşididir. Rutin check – up programı yoktur. Fakat gastrit diye geçiştirilen bir takım mide rahatsızlıkları kanser belirtisi olabilmektedir.

Bu kişilere gastroskopi olarak bilinen üst endoskopik araştırma yapılmalıdır. Böylece yakınmaların sebebi anlaşılır. Biyopsi yapılarak mide kanseri olup olmadığına karar verilir.

6- Mesane kanseri: İdrar böbreklerde oluşup, üreter olarak bilinen tübüler yapılarla mesaneye iletilir, oradan da üretra tarafından beden dışına atılır. Mesane kasları idrarı beden dışına atmada bir tür pompa misyonu yapar. Mesane iç yüzeyi ürotelyum olarak bilinen ince tabaka ile örtülüdür. Onun altında gevşek bağ dokusundan meydana gelen ve lamina propria olarak bilinen tabaka vardır. En dışta ise hepsinden kalın bir kas tabakası (detrusor) bulunur.

Mesane kanseri ABD’de görülen kanserler aralarında 6. sıklık sırasındadır. Her sene 65 bin kişi bu tanıyı alır ve 12-14 bin kişi bu nedenden ötürü yaşamını kaybeder. Geçtiğimiz senelerde görülme sıklığında devamlı bir yükseliş izlenmiş, fakat tedavideki gelişmeler yardımıyla sağkalım oranları da artmıştır.

Rutin olarak check – up programı yoktur. Hastalıktan kuşkulanıldığı anda sistoskopi olarak bilinen tetkikle idrar kanalından mesaneye girilerek bakılır ve gerekirse biyopsi alınır.

7- Kalın bağırsak kanseri: Dünya’da her sene aşağı yukarı 1.3 milyon hastaya kalın bağırsak kanseri başka bir deyişle kolon kanseri tanısı konuluyor ve yaklaşık 694 bin insan bu sebeple hayatını kaybediyor. Ülkemizde de her sene yaklaşık 24 bin birey maalesef bu hastalığa yakalanıyor.

Kalın bağırsaklardaki polipler her geçen gün kansere dönüşebilir ve bunlar hiç belirti vermezler. Bu sebeple 50 yaş üzerindeki herkese periyodik olarak kolonoskopi yapılmalıdır.

Bu tetkikte bir tüp ile anüsten girilerek bütün kalın barsak gözlenmektedir. Polip bulunursa bunlar endoskopi esnasında çıkarılır ve tedavi tamamlanmış olur. Pek çok kişi kolonoskopiden çekinmektedir.

Oysa ki son zamanlarda bu tetkikin yapılması çok kolaylaşmıştır. Tetkik sırasında hastalar genellikle uyutulduğu için herhangi bir acı ya da ağrı duymamaktadır.

Kansere dönüşebilen polip bulunmuşsa kolonoskopinin bir sene sonra tekrarı gerekir. Normal yer alan kişilerde 3 ile 10 sene içinde tetkiki tekrarlamak gerekir.

Ayrıca senede bir defa dışkıda gizli kan bakılmalıdır. Dışkıda kan yer alan kişilerde kalın barsak kanseri olabileceğinden kolonoskopiyle bağırsaklar incelenmelidir.

8- Tiroid kanseri: Tiroid kanseri, tiroid bezinin hücrelerinden köken alan bir kanser çeşididir. Tiroid kanseri, diğerlerine göre çok daha az görülür ve hastalığın seyri oldukça iyidir. Şayet doğru tanı ve tedavi uygulanırsa hastalık tamamıyla ortadan silenebilir.

Rutin olarak check – up programı yoktur. Kuşkulanılan vaziyette elle boyun muayenesi ve tiroid ultrasonografisi yapılmalıdır. Şüpheli nodüllerden biyopsi alınmalıdır.

9- Rahim kanseri: Rahim kanseri fazla rahmin iç tabakasından oluşan endometrium dediğimiz tabakasından gelişmektedir. Rahim kanseri, endometrium tabakasındaki hücrelerin kontrolsüz artması neticesi oluşur. Meydana gelen kanser hücreleri lenf bezlerine, çevre uzuvlara ya da kan akımıyla uzak bölgedeki uzuvlara ulaşabilirler. Daha seyrek görülen rahim tümörü ise sarkomlardır. Bu tümörler rahmin kas tabakasında oluşur.

Rutin olarak check – up programı yoktur. Rahim kanserlerinin %20 kadarı belirti vermez. Bunlarda ‘pap smear‘ olarak bilinen test yapılabilir.

Bu testte rahim ağzından sürüntü alınmaktadır. Esasında ‘pap smear’ testi rahim ağzı kanserlerini oluşmadan yakalamada çok mühim bir testtir.

Cinsel hayat başladıktan sonra senede bir kez yapılmalıdır. Fakat rahim ağzı değil de rahim kanserini yakalamada etkinliği azdır. Rahim kanserinden kuşkulanılan vaziyetlerde ‘pap smear’a ayrıyeten karın bölgesinin tomografi ya da MR’ı çekilebilir.

10- Kadın yumurtalık kanseri: Sağlıklı kişilerde yumurtalıklar vücudun ihtiyacı doğrultusunda çoğalan hücrelerden oluşmaktadır. Halbuki gereksinim dışı oluşan hücreler anormaldir ve buna ” tümör ” adı verilir. Tümörler selim veya habis olabilirler. Misal verecek olursak 30 yaş altı bayanlarda görülen içi sıvı dolu yumurtalık kistleri selimdir. Kendiliğinden kaybolabileceği gibi gerekirse ameliyatla da çıkartılabilir. Selim huylu tümörler çevre dokuları istila etmezler. Fakat habis diye adlandırdığımız tümörler hem yumurtalıkları aynı zamanda da çevre dokuları işgal ederler. Yumurtalık kanseri karnın içerisinde barsaklara, mideye, üstelik kan veya lenfatik yolla vücudun uzak bölgelerine kadar yayılabilirler. Bu benzeri yayılmaya sıçrama başka bir deyişle “metastaz” denilmektedir.

Yumurtalık kanserlerinin birden çok versiyonu vardır. En fazla rastlanan “epitelyal evr kanseri“dir. Diğer tipler ise çok ender rastlanır. Epitalyal over kanserinin kişiler de görülme oranı 55 kadında 1′ e yakınında görülmektedir.

Rutin olarak check – up programı yoktur. Kuşkulanılan vaziyetlerde kanda CA-125 olarak bilinen proteine bakılarak rahatsızlık ile ilgili bilgi edinilebilir. Kadınlar, doğum muayenesi, ultrasonografi ve MR ile yumurtalıklarda kitle olup olmadığını öğrenebilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 8 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın