Yumurtalık Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

yorumsuz
100 okunma
Yumurtalık Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

Yumurtalık Kanseri

Yumurtalık kanseri, kanser türleri arasında en ciddi ve ölümcül olanlarından biridir. Yumurtalıklarda bulunan hücrelerin, normalin dışında gelişmesiyle ortaya çıkan bu kanser türü, kadınlar arasındaki kanser sebebiyle ölüm sıralamasında 5. sırada yer almaktadır. Yumurtalık kanseri vakalarının büyük çoğunluğu, menopoz dönemi sonrasında görülmektedir ve tedavisi çok zordur. Tüm bu nedenlerden dolayı, yumurtalık kanserinde erken teşhis ve doğru tedavinin önemi çok büyüktür.

Yumurtalık Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Sinsi ilerleyen bir kanser türü olduğu için, ilk evrelerde belirtileri çok fazla görülmemektedir. Erken belirti vermemesinin nedeni ise, kanserin karın boşluğu içinde büyümeye devam etmesi ve bu nedenle uzun bir süre rahatsızlık vermemesidir. İlerleyen evrelerde ise ilk olarak karın ve kasıklarda oluşan ağrı ile kendini gösterir.

Bunun yanı sıra kasıklarda ağrı, kasıklarda oluşan basınç hissi nedeniyle idrar ve dışkı yapma hissi, karında şişlik, halsizlik ve hazımsızlık gibi belirtiler görülmektedir. Bazı hastalarda bu belirtilere ilaveten gaz ile sindirim bozuklukları görülebilmektedir.

Kanser en ileri seviyeye geldiğinde ise belirgin bir zayıflama, karnın alt bölgesinde oluşan rahatsızlık hissi, iştahsızlık, mide bulantısı, kısa kısa nefes alıp verme, yorgunluk, pelviste kitle, sıkça idrara çıkma isteği ve vajinal kanamalar görülmektedir.

Yumurtalık kanserinin oluştuğu hastalar, kanser olduklarını bilmemekle birlikte çoğu zaman, karın şişliği şikayetiyle hekime başvururlar. Bu şişliğin sebebi ise çoğu zaman, karın içinde sıvı birikimi olmasıdır.

Yumurtalık Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Yumurtalık kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak bazı faktörlerin, kanser riskini arttırdığı tıbbi olarak bilinemktedir. Öncelikle bilinmesi gereken, her kadının yumurtalık kanseri risk grubunda olduğudur. Ancak bazı faktörler, yumurtalık kanseri riskini arttırıcı etkiler göstermektedir.

Hiç doğum yapmamış kadınlarda, yumurtalık kanseri görülme riski yüksektir. Doğum yapmamış olmak bu yüzden, başlıca bir neden olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra geç yaşta menopoza girmiş olmak, ailede önceden yumurtalık kanseri vakası olması nedeniyle, kalıtsal faktörlerin aktarılmış olması ve erken yaşta adet görmek, yumurtalık kanseri oluşumunun nedenleri olarak gösterilebilir.

Ayrıca her hastalığın baş nedeni olarak bilinen stres, yumurtalık kanseri oluşumunda da etkili bir faktördür. Bu nedenle stresli bir yaşam düzeninden uzak durmak çok önemlidir.

Yumurtalık Kanserinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yumurtalık kanserinin tedavisinde etki eden en büyük faktör, erken teşhistir. Bu kanser türünün erken teşhisi, tedavinin bir nebze daha kolay olmasını sağlayacaktır. Kanserin teşhisi için öncelikle ultrasonografi aracılığıyla görüntüleme yapılacaktır. Ardından biyopsi yöntemi ile kanser ile ilgili kesin tanı koyulacaktır.

Yumurtalık kanseri söz konusu ise, yumurtalıklarda büyüme görülecektir. Eğer yumurtalık kanseri ile ilgili kesin bir tanı konursa, yumurtalıkların tamamen alınması gerekmektedir. Hatta kanserin evresi dikkate alınarak, rahmin alınması durumuda söz konusu olabilir.

Ayrıca gereken diğer tetkikler yapılarak, kanserin diğer bölgelere sıçrayıp sıçramadığı hakkında tespitler yapılır. Ameliyat sonrasında tedaviye kemoterapi uygulaması ile devam edilmektedir. Tedavinin bu sürecinde ve tedavi sonrasında, düzenli olarak kontrollerin yapılması çok önemlidir. Bu nedenle ilgili hekiminiz ile, sürekli olarak kontrolleriniz için irtibat halinde olmanız gerekir.

Tedavi şansının yüksek olması ve tedavinin sonucunda hastanın iyi olabilmesi için, erken tanı konulması önemlidir. Ancak bu kanser türünde belirtiler geç ortaya çıktığı için, hastalık yayılacaktır. Hastalık yayıldıktan sonra tanı konulması ve tedaviye başlanması durumunda, hastayı zor bir süreç bekleyecektir. Erken teşhisin konulabilmesi için, her yıl düzenli olarak mutlaka kanser taraması yaptırmak en doğru karar olacaktır.

Tanı ve tedavi sürecinde, hastanın mutlaka psikolojik destek alması gerekmektedir. Ayrıca beslenme ve uyku düzenine, mutlaka dikkat edilmesi gerekir. Hastanın bu faktörlere özen göstermesi, kendini bu süreçte daha iyi hissetmesine yardımcı olacaktır.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 28 Aralık 2016