Testis Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

yorumsuz
171 okunma
Testis Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

Testis Kanseri

Erkeklerin hayatında büyük sorunlara yol açan, ancak tedavisi mümkün olan testis kanseri ile ilgili belirtileri ve evrelerini paylaşacağımız bu yazımız sayesinde, sizler de hangi durumların riskli olabileceğini rahatlıkla göreceksiniz.

İşte tüm bu detayları aktaracağımız yazımızda testis kanseri hakkında tüm merak edilenleri sizlerle paylaşmaya başlıyoruz.

TESTİS KANSERİ BELİRTİLERİ VAR MIDIR?

Erkeklerin vücudunda testis kanserinin yaşanmaya başladığı andan itibaren bazı belirtiler ortaya çıkacaktır. Bu belirtilerin ilki testislerin büyümesi ve yumruk şeklinde sertlikleri oluşturması olacaktır. Ağrı hissedilmese dahi oluşan bu sertliklerin dikkate alınması gerekmektedir. Büyüklükleri bazen bezelye tanesi kadar başlayıp, sonrasında daha fazla boyutlara ulaşabilmektedir.

Başlangıçtaki belirtileri yukarıdaki gibi olsa da, testis kanseri ilerlemeye başladıkça fark edilmezse farklı belirtileri de olabilir. Bunlar arasında yer alan en önemlileri ise ağırlık hissi, alt karın veya kasıktaki ağrılar, nefesin daralması ve bununla birlikte belde ve göğüste ağrı, iki bacağın şişmeye başlaması ve genç yaştaki erkeklerde görülen akciğer atardamalarındaki kanın pıhtı atması şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

TESTİS KANSERİNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?

Henüz kesin olarak testis kanserinin nedenlerine yönelik bilgiler olmasa da, bazı yakın görülen durumlar vardır. Testis kanserinin görülme riskini ve etkisini artırmakta olan faktörlerden birisi kriptorşidi adı verilen düşmemiş testis durumudur. Diğer bir neden ise karsinom in situ olarak adlandırılan anormal testis oluşumudur. Bu durumlar karşısında tedavi yöntemleri uygulanmazsa ve önlem alınmazsa testis kanseri kaçınılmaz bir hal alacaktır.

Ayrıca gün içerisinde edinilen bazı zararlı alışkanlıkların da testis kanseri oluşumunu artırdığı söylenebilir. Örneğin sigara tüketimi nedeniyle testis hücrelerinde yenilenme azalır ve bu kanser riskini yüksek bir seviyede tutar.
Genetik faktörü ise daha sık görülen testis kanseri nedenleri arasında yer almaktadır.

Eğer kısırlık yaşıyorsanız, sperm kalitesi düşükse, kasıklarda fıtık rahatsızlığınız varsa, 30’lu yaşlardaysanız, doğumdan itibaren idrarın anormal çıkış noktasının bulunması, kalsiyum lekeleri, uzunluğunun anormal olması ve testiste yaşanan yaralanmalar da henüz bilimsel olarak açıklanmamasına rağmen testis kanseri oluşumunu tetiklediği düşünülen durumlar arasında yer almaktadır.

TESTİS KANSERİNDE TEDAVİ YOLLARI NELERDİR?

Testis kanserlerinde hücrelerin alınması demek, yayılabileceği anlamına geleceğinden, testisin doğrudan alınması ile tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Tıpta bu uygulama orşidektomi olarak adlandırılmaktadır. Testisin her ikisi birden alınmadığında kısırlık durumunun söz konusu olmaması ve erken teşhis edildiğinde yalnızca orşidektomi yöntemiyle tedavi uygulanması söz konusu olacaktır.

Her iki testisin birden alınması her ne kadar düşük bir ihtimal dahi olsa, böyle bir durumda genç yaştaki erkeklerin en büyük endişelerinden birisi çocuk sahibi olamamaya yöneliktir. Bu durum ise sperm depolama uygulaması sayesinde aşıldığından, çocuk sahibi olamama gibi bir durumun  söz konusu olmayacağını da hemen belirtebiliriz.

Eğer her iki testis birden alınmışsa, erkek bireyin yeniden sertleşme ve cinsel istek duyma gibi durumları yaşaması için ise testosteron aktarımı sağlanacaktır.

Yukarıda henüz ilerlememiş olan testis kanseri vakalarında tedavilerin ne şekilde sürdürülebileceğinden bahsettik. Ancak daha ileriki vakalarda yayılma durumlarına da bakılmaktadır. Eğer karın bölgesinde kanserli hücrelere rastlanırsa, burada bulunan lenf bezlerinin alınması da cerrahi bir yöntem ile gerçekleşecektir.

Bunların dışında radyoterapi, kemoterapi tedavi yöntemleri arasında yer alabilir ve hastanın durumuna göre uygulanması uygun görülebilir.

TESTİS KANSERİNE KARŞI NASIL BESLENMELİ?

Testis kanserinin belirtilerini hafifletmek için beslenme düzeninde de birtakım değişiklikler yapabilirsiniz. E ve C vitamini ağırlıklı beslenmek, beyaz et tüketimini artırmak, meyve ve sebzeleri bol bol tüketmek, yoğurt ve tahıl ürünlerini tüketmek sizlere bu konuda yardımcı olacaktır.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 4 Ocak 2017