Makat Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

yorumsuz
217 okunma
Makat Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

Makat Kanseri

Makat (anüs) sindirimden arda kalan atıkların, vücut dışına atıldığı bölgedir. Bölgede bulunan kaslar vesilesiyle, katılaşmış olan dışkı kontrol altında vücuttan dışarı atılmaktadır. Makat üzerinde bulunan sağlıklı dokularda, kontrol dışı büyüme nedeniyle oluşan bir kitle ortaya çıkar. Bu kitlenin ortaya çıkmasına makat kanseri adı verilir.

Makat kanserinin diğer adları, ”anal kanser” ve ”anüs kanseri” olarak bilinir. Tümörler kanserli oluşunun yanı sıra, iyi huylu olabilmektedir. Ancak kötü huylu bir tümör soz konusu olursa, vücudun farklı bölgelerine yayılma tehlikesi ortaya çıkar. Anüs çevresinde görülebilecek siğil ve polip oluşumları kanserli değildir. Ancak bu oluşumlar, ilerleyen dönemlerde kanserli hal alabilmektedir.

Makat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Makat kanserinin belirtileri arasında makat çatlakları ve hemoroit gibi ciddiyet daha düşük olan, ancak daha yaygın hastalıklar bulunmaktadır. Makat çevresinde oluşan ağrı ve baskı hissi, makat kanserinin belirtiler arasında yer alır. Bu baskı ve ağrı hissine ek olarak, makatın çevresinde kaşıntı görülebilir.

Ayrıca makattan kan gelmesi durumuda, makat kanserinin ciddi belirtilerinden biridir. Bunun yanı sıra makat çevresinde oluşan küçük topak veya yumrular, makattan gelen mukus formundaki akıntılar ve bağırsak hareketlerinde kontrol kaybının oluşma, dışkının çapında görülen anormal değişimlerde makat kanseri belirtileridir.

Bu belirtilerden biri ya da birkaçı makat kanserinde görülebilir. Ancak bazı vakalarda bu belirtilerin hiçbiri, hastanın vücudunda ortaya çıkmamaktadır. Bu da erken teşhisin önüne geçerek, kanserin daha ileri evrelerde teşhis edilmesine sebep olmaktadır.

Makat Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Makatta yer alan hücrelerin genetiği, bazı nedenlerle mutasyona uğrar ve değişir. Bu durumda hücrelerin kontrolsüz şekilde üremesi ve gelişmesi makat kanserine neden olur. Makat kanserine neden olan faktörlerin başında, HPV adlı cinsel ilişki yoluyla rahatlıkla bulaşabilen Human Papilomavirus virüsü gelmektedir.

Vakaların büyük bir bölümünde, mutlaka HPV virüsüne rastlanmaktadır. Ayrıca beslenme alışkanlıklarında yer alan yüksek kalorili yiyeceklerin tamamı, alkol tüketimi, yağlı yiyecekler ve kırmızı etin aşırı derecede tüketilmesi, makat kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır. 40 yaş altında çok az rastlanan bu kanser türünün, 40 yaş sonrasında görülme riski daha fazladır. Bu risk her 10 yılda bir iki kat daha artmaktadır. İltihabi bağırsak hastalığı geçirmiş ya da varolan kişilerde, makat kanseri görülebilmektedir.

Başka kanser türlerine yakalanmış olan kişilerde, bu kanserin görülme riski çok yüksektir. Genetik yatkınlıkta, makat kanserine neden olan bir diğer faktör olarak bilinmektedir.

Makat Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Makat kanseri, gümüzde oldukça etkili sonuçların alındığı bir kanser türüdür. Tedavide ilk olarak cerrahi müdahale tercih edilmektedir. Bu işlem sırasıuında başka bir tedavi ihtiyacı olmadan, makatta oluşan kanser ve tümor rahatlıkla alınmaktadır. Ancak bu durum erken teşhis edilen ve ufak tümörlerde geçerlidir.

Bu nedenle bazı operasyonlarda makat kasları hiç zarar görmezken, bazılarında makattaki kaslar ve bölgede bulunan diğer dokuların alınması gerekebilir. Bu durumda kalın bağırsak karın duvarında açılacak olan bir deliğe bağlanarak, ucuna eklenecek bir torba sayesinde dışkılamanın gerçekleşmesi sağlanır. Bu ağır bir operasyondur ve hastanın hayatını değiştirecektir.

Tüm dokuların alınması anlamına gelen bu operasyon yapılmadan önce, kemoterapi ve radyoterapi tedavisi uygulanır. Hastada bulunan kanser bu tedavilere yanıt vermezse, o zaman tüm dokuların alınması durumu gündeme getirilir.

Makat Kanserini Önlemek ve Belirtileri Hafifletmek İçin Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Her kanser türünde olduğu gibi, makat kanserinde de belli başlı konulara dikkat edilmesi gerekir. Bunların başında, cinsel ilişki esnasında korunmanın önemi gelmektedir. Ayrıca sağlıklı bir beslenme düzeni edinilmeli ve beslenmelerde lifli gıdalar tercih edilmelidir.

Bunun yanı sıra aile geçmişinde kanser vakalarının görülüp görülmediğinin öğrenilmesi ve buna bağlı olarak rutin kanser tarama kontrollerinin yapılması, doğru ve yerinde bir karar olacaktır.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 28 Aralık 2016