Lenf Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

yorumsuz
134 okunma
Lenf Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

Lenf Kanseri

Lenfatik, sistem vücudun enfeksiyonlara karşı direnç göstermesini sağlamaktadır. Lenfatik sistemde bulunan lenf bezeleri boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde bulunmaktadır. Aynı zamanda lenfatik bir sistem gibi çalışan organlarımız da vardır. Bunlar; bademcikler, dalak, karaciğer ve kemik ilikleridir.

Ayrıca mide ve ince barsakta da katmanlar arasında lenfatik yapılar bulunmaktadır. Lenfoma olarak da bilinen Lenf kanseri de yukarıda belirtilen lenfatik sistemlerde anormal hücrelerin anormal şekiller kazanması ve hızlı bölünmesiyle ortaya çıkmaktadır.

Teşhis Nasıl Konur?

Lenf kanserinin kesin teşhisi için şüphelenilen lenf bezinin tamamının çıkarılması ile başlar. Eğer şüphe organlardaysa belirlenen organdan bir parça alınır. Elde edilen parçalar patalog tarafından mikroskop altında incelenir. Ayrıca bu işleme biyopsi denir. Lenf kanserinin çok farklı türleri vardır. Lenfoma’nın türünün patalojik raporlarda belirlenmesiyle doktor hangi tedaviyi uygulayacağını belirler.

Lenf Kanserinin Gelişimi

Hastalıklı hücreler lenf bezleri üzerinde ne kadar yaygın ise hastalığın evresi o kadar artmaktadır. Her kanser türünde olduğu gibi lenf kanserinde de erken tanı çok önemlidir. Bu sebeple lenf bölgeleri belirli periyotlarla kontrol edilmelidir. Elle kontrol edilebilecek boyun, koltuk altı ve kasık gibi lenf bölgeleri hastanın kendini rahatlıkla kontrol edebileceği bölgelerdir.

Ancak elle muayene edilemeyecek lenf bölgeleri ise direkt röntgen grafikleri, bilgisayarlı tomogrofi yada magnetik rezonans görüntüleme gibi yaygın görüntüleme cihazlarıyla taranabilir. Bu görüntüleme yöntemleri genellikle karın, göğüs ve alt boyun lenf bölgeleri için kullanılmaktadır.

Lenf Kanserinin Tedavisi

Lenf kanseri kişiye özgü olduğu gibi tedavisi de kendine özgüdür. Çünkü hastalıklı hücrenin yapısı, hücrenin bölünme hızı, hastanın cinsiyeti, yaşı ve hastalıklı lenf bölgeleri her insanda farklılık göstermektedir. Ayrıca uygulanacak ilaç tedavisi hastanın tedaviye cevap verme hızına bağlı olacağı için bağışıklık sistemi ve hastanın moral ve motivasyonu çok önemlidir.

Lenf kanserinin tedavisi iki farklı şekilde olur. Bunlar; kemoterapi yani ilaç tedavisi bir diğeri ise radyoterapi yani ışın tedavisidir. Bazı hastalarda ise bu iki tedavi şekli beraber uygulanmaktadır. Bunların dışında hastadan alınan kök hücreleri kemoterapi sonrası hastaya enjekte edilerek lenf bölgelerinde yenileme yapılmaktadır.

Eğer lenf bölgesinde kanserli hücreler çok yavaş çoğalıyorsa hasta belli aralıklarla kontrol edilir ve izlemeye alınırlar. Tedaviye başlanma zamanını ve tedavi şeklini tıbbi onkologlar belirlemektedir.

Tedavinin Yan Etkileri Nelerdir?

Tedavi sırasında kullanılan ilaçlar ve yöntemler hasta üzerinde istenmeyen bazı sonuçlar doğurmaktadır. Bu olağandışı durumlar yan etkiler demektedir ki yazıda belirtilecek hususlar baş gösterdiğinde mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Bulantı ve kusma lenf kanserinde en sık görülen geçici yan etkilerdir. Işın tedavisinde ise kısmi veya tamamen saç dökülmesi görülmektedir.

Kemoterapi tedavilerinden en çok etkilenen kemik iliklerinden de istenmeyen sorunlar oluşabilmektedir. Bunlar; kandaki kırmızı taneciklerin azalmasıyla ortaya çıkan anemi, beyaz taneciklerin azalmasıyla ortaya çıkan lökopeni, nötrofillerin azalmasıyla ortaya çıkan trombositopenidir.

Bu sorunlarla zamanında baş edebilmek için lenf kanseri tedavisi sırasında hastanın doktoru tarafından belli aralıklarla kan değerlerinin ölçülmesi gerekmektedir. Oluşacak sıkıntılara karşı bu kan bileşenleri sağlıklı insanlardan tedarik edilerek giderilebilir.

Kemoterapi sırasında böbrek ve karaciğerlerin işlevleri etkilenebilmekle beraber, hastalarda geçici ya da kalıcı kısırlık, damak tadında değişme, tırnaklar da renk koyulaşması gibi etkilerde görülmektedir.

Radyoterapi tedavisinde de doza bağlı olarak hastada yorgunluk hali görülmektedir.

Işının uygulandığı bölgede kuruluk, kızarıklık ve saç dökülmesi görülebilmektedir.

Eğer ışın tedavisi karın bölgesinde uygulanıyorsa bulantı, kusma ve ishal şikâyetleri görülebilmektedir.  Eğer aşırı kanama ve yüksek ateş meydana gelirse hastalar vakit kaybetmeden doktorlarına başvurmalıdır.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 5 Ocak 2017