Kan Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

1 yorum
147 okunma
Kan Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

Kan Kanseri Nedir?

Halkımız arasında kan kanseri olarak bilinen lösemi en yaygın kanser türlerinden biridir. Vücudumuzda bulunan akyuvarların normalin dışında çoğalması ve malign hücrelerinin bu kan hücrelerinin yerini almasıyla, iliklerde hasar oluşmaktadır.

Vücuttaki kanın pıhtılaşmasıyla birlikte, savunma mekanizması olan lökositlerin sayısı azalmaya başlar ve bu da tümörlerin oluşumunu hızlandırır. Kemik iliğinde görülen bu kontrolsüz çoğalma ve azalmalar löseminin oluşumun sağlamaktadır.

Kanserli hücreler de diğer kan hücrelerinde olduğu gibi tüm vücutta dolaşmaktadır.

Oluşan kanser tümörü, lösemi hastalarının bağışıklık sistemini zayıflatarak çabuk enfeksiyon kapmalarına ve kanamaların olmasına neden olur. Hastalığın ileri aşamasında ise, kırmızı kan hücresinin azalmasıyla anemiye ve hatta nefes darlığına sebep olur. Kan kanseri (Lösemi), lenfatik sistem ve kemik iliğini etkileyen kanser türüdür.

Tümörün süresi,  yayılım ve gelişim özelliklerine göre akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Kanserin hücre tipine göre de myeloid ve lenfoid olarak sınıflandırılır. Akut lösemiler genellikle çocuklarda çıkmaktadır. Kronik Lösemiler ise yetişkinlerde daha sıklıkla görülmektedir. Lösemili çocukların 10 katından fazla yetişkin bu hastalığa yakalanmaktadır. Kan kanseri teşhisi konulan hastaların çoğu 50 yaşın üzerindedir.

Kan Kanserinin Belirtileri

Löseminin belirtileri hastalığın türüne, sayısına ve vücutta yoğunlaştığı kısmın durumuna göre değişiklik göstermektedir. Hiç belirti vermeyen veya hafif belirtileri olan kronik lösemi yapılan kan testlerinde kolayca saptanabilmektedir.

Akut lösemi de ise durum daha farklıdır. Kanserli kan hücreleri eğer beyini etkilemişse, şiddetli baş ağrısı, zihin bulanıklığı, kusma, kas kontrolünün giderek zayıflaması gibi belirtiler vererek doktora gitmemizi çabuklaştırmaktadır. Daha sık görülen belirtileri şunlardır;

1) Şişen lenf bezleri. Lösemi nedeniyle boyun ve koltuk altında bulunan lenf bezleri şişebilir. Bu şişlikler genelliklere ağrıya neden olmaz.

2) Ateş ve gece terlemeleri.

3) Anemiye bağlı olarak ortaya çıkan nefes darlığı, baş dönmesi, kalp çarpıntısı,

4) Kolay yaralanma, kolay morarma ve kanama. Bu belirtilere diş eti kanaması, ciltte morluklar ve küçük kırmızı noktalar eşlik edebilir. Burun kanaması görülebilir, adet dönemleri arasında kanama yaşanabilir veya yoğun adet kanaması yaşanabilir.

5) Karın bölgesinde rahatsızlık hissi ve şişlik. Bu dalağın veya karaciğerin şişmesinden kaynaklanabilir.

6) İştahsızlık ve nedensiz kilo kayıpları.

7) Halsizlik, güçsüzlük, kemik eklemlerde ağrılar.

8) Anemiye bağlı olarak görülen soluk ten, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi.

9) Testislerin şişmesi.

10) Göz ağrıları ve görme sorunları.

Lösemi hücreleri vücudun diğer bölgelerini de etkileyerek sindirim sorunlarına, böbrek rahatsızlıklarına, akciğer ve kalp sorunlarına yol açmaktadır.

Kan Kanserinin Tanısı ve Tedavisi

Kan kanserinin tanısı oldukça kolay konulmaktadır. Yapılacak bir kan sayımı ile akyuvarlarda anormal bir şekilde artış olup olmadığı kolayca tespit edilebilmektedir. Bunun dışında birde, kemik iliği başta olmak şartıyla kan yapıcı dokulardan alınacak örneklerle de daha detaylı incelemeler yapılır ve böylece kanserin tipi belirlenir.

Kan kanseri tedavisinde öncelikli olarak akyuvarların sayısını azaltmaya çalışılmaktadır. Cerrahi operasyonlarla akyuvarların sayısı azaltılamayacağı için, temel tedavi yöntemi kanser ilaçlarının kullanılmasıdır. Akyuvarların sayısı yeteri kadar azaltılınca radyoterapi (ışın tedavisi) de uygulanır.

X ışınları ile kanserli hücreleri öldürmek ve çoğalmasını engellemek için uygulanmaktadır. Ölümcül olan akut lösemi türlerine genellikle kemoterapi uygulanır. Kemoterapi sonrası kemik iliği nakli yapıldığında ise iyileşme ihtimali oldukça yüksektir.

Kemik iliği naklinde, kanserli hücreler parçalanarak yok edilir. Sonrasında hastanın bir akrabasından veya hastanın dokusuna uygun başka bir kişiden alınan kemik iliği vücuda şırınga edilerek gerçekleştirilir. Bu yeni ilik, sağlıklı akyuvar hücreleri üreteceği için tedavi süreci de başlamış olmaktadır.

Tedavi süresinin doğru ayarlanması, lösemi tipine uygun ilaç kulanımı ve ilaç miktarının doğru tespit edilmesi tedavi sürecini oldukça hızlandırmaktadır.

Hastalara yoğun bir tedavi uygulandığı için oldukça sarsılmaktadırlar. Tedaviden sonra hastalık tekrar nüksederse, tedavide tekrarlanabilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 5 Ocak 2017